Peruk

(Genç Yazarlar Genç Okurlar programında gündem hakkında konuşurken “Ben şu an çok kötü oldum,” demem üzerine, bu cümlemi başlangıç cümlesi sayarak, katılımcı arkadaşlarımla ortaklaşa yazdığımız bir mini öykü.)

Ben şu anda çok kötü oldum. Bileklerimi ovar mısın? Ovmazsın. Neden ovasın? Aslında nasıl ovasın, kıpırdayamazsın. Seni neden öldürdüğümü inan bilmiyorum. Ama bu gidişle hep yanımda kalacaksın. Başka çözüm bulamadım. Bizi kurtarmak için başka seçeneğim yoktu. Hem seni de kurtardım, bu iğrenç yerden kurtardım. Bu kasvetli havayı artık solumayacaksın. Keşke ben de solumasam ama o zaman seni koruyacak kimse kalmaz. Artık bana ihtiyacın var, yoksa çürürsün.

Boğma eylemini gerçekleştirirken bileklerime çok yüklenmişim galiba. Bu havayı, daha kısa süre soluyasın diye uğraştım. Daha küçük bir zaman diliminde. Zaman dilimi nedir sence? Bıçakla mı dilimleniyor? Eminim ki her şeye cevabın olduğu gibi buna da cevabın vardır. Ve açıyorum hafıza ekranını. Lütfen sen de bak.

Sigaramı küllüğe basıp söndürmekle kaldım. Seni özlüyorum. Her zaman özlüyorum ama sanki bu leş kokulu metropol akşamı bana seni çok daha fazla özletiyor. Bilmiyorum, belki sadece hormonlarımdır. Çok kötüyüm, orası kesin. Yıllar sonra ilk kez, porno izlemeye çalışıyorum, öyle bir kötülüğün içerisindeyim. Kadınların yüzünde seni arıyorum. Hepsi meme, dudak ve popo dolgulu. Sen ise öyle değilsin. Belki gerçek bile değilsin.

Belki de seni fazla gerçek olduğun için öldürdüm. Tam hatırlayamıyorum. Her şey birbirine karıştı. Ya da ben fazla romantik olduğum için hala yaşıyorumdur.

Aslında yalnızca bozulmanı istemedim. Daha fazla bozulmanı. Tedavi saçlarını dökmüştü, zayıflamış ve aksileşmiştin. Artık acı çekmiyorsun. Artık bozulmayacaksın. Peruğunu yerleştirdiğimde, zihnimde hep genç kalacaksın.